04.05.2010

Ankara Sinema Derneği Başkanı ve 'Siyah Beyaz' filminin yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu Max Fm’de konuğumuz oldu.
Max Fm Morning Show’da Özgür’ün konuğu olan Boyacıoğlu, 23 Nisan’da vizyona giren ve Ankara’da çekilen ‘Siyah Beyaz’ filmi hakkında bilgiler verdi.
Ahmet Boyacıoğlu kimdir ?
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra genel cerrah olarak çalışan Boyacıoğlu, daha sonra mesleğini bırakarak sinemaya yöneldi. Ankara Sinema Derneği’nin kurucusu Ahmet Boyacıoğlu, 1995 yılından bu yana Gezici Festival Genel Sekreterliği’ni yürütüyor. Boyacıoğlu bu sene Ankara Sinema Derneği’nden katılımcılar ile beraber Fransa’da Cannes Film Festivali’nde Türkiye standını yönetecek.
"Siyah Beyaz"
Türkiye’nin ilk sanat galerilerinden biri olan, aynı zamanda bar olarak da hizmet veren Siyah Beyaz Sanat Galerisi ve Bar, ünlü oyuncuların rol aldığı bir filmle beyazperdeye taşındı. Tuncel Kurtiz, Nejat İşler, Erkan Can, Şevval Sam, Taner Birsel ve Derya Alabora filmin başrollerini paylaşıyor.
Filmin konusu:
Fırtınalı bir hayat yaşamış ama 70 yaşına gelmesine karşın hala durulmamış, ideallerine bağlı bir ressam(Tuncel Kurtiz), kalp krizi geçirdikten sonra işini bırakan, sümüklü böcek besleyip sakin bir yaşam sürmeye çalışan bir avukat (Erkan Can) , mesleğini yapmaktan sıkılmış, üstüne bir de karısı tarafından terkedilmiş bir doktor (Nejat İşler) , hayata karşı tek başına direnen, yalnızlığı bir yaşam tarzı haline getirmiş bir iş kadını (Şevval Sam) ... Bu insanlar Ankara'da 25 yıldır açık olan Siyah Beyaz adlı barın müdavimleri ve bu bar bir anlamda onların sığınabilecekleri son liman. Barın sahibiyse kimseye taviz vermeyen, sinirli, alıngan ama dünya tatlısı bir insan olan Faruk (Taner Birsel) .
Siyah Beyaz, dostluk, duyarlılık, yaşlanmanın farkına varmak, bir mekâna bağlanmak ve hayatın küçük ayrıntıları üzerine bir film.
Yönetmen: Ahmet Boyacıoğlu
Oyuncular: Tuncel Kurtiz, Nejat İşler, Erkan Can, Şevval Sam, Taner Birsel, Derya Alabora, Rıza Sönmez, Muzaffer Özdemir, Serhat Tutumluer, Almıla Uluer
Senaryo: Ahmet Boyacıoğlu
Türü: Dram
Yapım: 2010 Türkiye yapımı
Süre: 90 dk.
Sohbete oyunculardan başlayan Boyacıoğlu, Tuncel Kurtiz ile önümüzdeki bir iki yıl içinde Şeyh Bedrettin ile ilgili bir film çekmeyi planladıklarını belirtti. Boyacıoğlu Siyah Beyaz filminin ekibini biraraya toplamanın bir daha gerçekleşmesinin mümkün olmadığını düşünüyor.
Filmin kadrosunun çok güçlü olduğunu belirten Boyacıoğlu bu oyuncuların bir daha böyle bir filmde biraraya gelmeyeceğini düşünüyor. Boyacıoğlu Siyah Beyaz filminin karekterler üzerine kurulu bir film olduğu için bu isimlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Herhangi 6 kişinin oynayacağı bir filmin, anlatılmak istenilen hikayeye ve karakterlere uymayacağını düşünen Boyacıoğlu, filmin oyuncuların biraraya gelmesinin bu anlamda zorunluluk olarak da görülebileceğini vurguladı.
Siyah Beyaz filminin yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu filmi insan-mekan ilişkisini irdeleyen ve bunu veren bir film olarak görüyor. Geçen yıllar için Ankara’da geriye kalan ve varlığını koruyan mekanlar düşünüldüğünde Siyah Beyaz’ın bunlardan biri olduğunu belirten Boyacıoğlu geçen yılların ardından kentte geriye kalanlardan Siyah Beyaz’ın 25 -26 yıllık sanat galerisi ve bar olarak geçmişi bulunduğunu ve kendine has özellikleri olan bir mekan olduğunu belirtti.
Mekandan yola çıkınca filmin bir bar filmi mi, Ankara filmi mi olduğu konusunda düşünceleri değerlendiren Boyacıoğlu filmini bunlardan çok bir mekan ve insan filmi olduğunu düşünüyor. Filmde bir dostluk öyküsü, yaşlanmak ile ilgili bir öykü anlatılıyor.
Boyacıoğlu filmin ayrıca bu geçmişle ilintili özelliği ve karakterlerin hayatları göze alındığında 35-40 yaş üzeri insanların daha çok kendine ait bir şeyler bulabileceği bir film olduğunu düşünüyor.
Film sessiz sakin bir film ve filmde hayattaki iniş çıkışlar yer veriliyor. Hikaye bazı insanların içine nüfuz ediyor. Özellikle Amerikan sinemasının bize dikte ettirdiği şiddet içeriğini bu film içermiyor. Boyacıoğlu’na göre film tam anlamıyla hayatın içinden .
İstanbul-Ankara arasında yaratılan karşıtlığa ve rakabete de değinen Boyacıoğlu, entelektüel birikimin Ankara’dan İstanbul’a gittiğine inanıyor. Boyacıoğlu Ankara’nın ve Ankaralıların bürokrasi, diplomasi ile birlikte yaşadığı için farklı bir bakış açısına sahip olduğunu ve Ankara’nın İstanbul karşısında herhangi bir kompleks yaşamasının anlamsız olduğunu özellikle vurguladı.
Barda geçen bir filmde mutlaka müzik olmalı düşüncesinden yola çıkarak, filmin müziklerine ayrı bir önem verildiğini belirten Boyacıoğlu, bu konuda hem çok zorlandıklarını hem de çok güzel şeyler çıktığını söyledi.
Yayında dinletilen şarkı Tülay German’ın bir şarkısı. German hafif türk müziğinin ilk örneklerini gerçekleştiren bir sanatçı. 1972 yılında bestelediği bu şarkı Janis Joplin'e adanmış. Filmde son jenerikte Şevval Sam’ın söylediği Türkçe bir şarkı da bulunuyor.
Müziklerde gençlerden de yararlanılmış. 13 yaşındaki Cem Anıl filmin tüm piyanolarını besteledi. Onur Yüce’nin de iki şarkısı bulunuyor. Kargo’nun gitaristi Mehmet Şenol Şişli de filmin müziklerine katkısı olanlardan. Filmin müziklerinin bulunduğu bir soundtrackin çıkması bekleniyor. Filmin sitesinden şarkıların mp3 formatları dinlenebiliyor.
Siyah Beyaz, dostluk, duyarlılık, 50 yaşına gelmek ve yaşlanmanın farkına varmak, bir mekana bağlanmak ve hayatın küçük ayrıntıları üzerine bir film.
Türkiye’nin ilk sanat galerilerinden biri olan, aynı zamanda bar olarak da hizmet veren Siyah Beyaz, çeyrek yüz yıldır Ankara’da sanatçıların, gazetecilerin ve politikacıların uğrak yeri olmaya devam ediyor. Fulya ve Faruk Sade’nin yönettikleri Siyah Beyaz aynı zamanda yıllardır çizgisini korumasıyla tanınıyor. Siyah Beyaz ise, dostluk, duyarlılık, 50 yaşına gelmek ve yaşlanmanın farkına varmak, bir mekana bağlanmak ve hayatın küçük ayrıntıları üzerine bir film.
Ayrıntılı bilgi için : www.siyahbeyazfilm.net
Haber ve derleme : Ayşegül ALTAŞ


